Ab-ı Hayat Kaynağı

Dinleme paylaşmadır.Zordur.Derdini anlatan kişinin derdini dinleme, mutluluğunu anlatan kişinin mutluluğunu dinleme,ana-babanın,hocanın nasihatlerini dinleme hep nefsin ağrına giden işlerdir.
Siyer-i NebiKur'an ve Tefsir

DİNİ MAKALELER

“İnsanın iki anlamı vardır derler: Birincisi ‘nisyan’dan nesy edenden gelir. İnsan unutmakla maluldür. Unutan varlıktır insan. İkinci olarak ise ‘enes, üns, ünsiyet’ten gelir derler. İnsan hakikaten bulunduğu ortama çok çabuk adapte olur. Yani insanın annesi vefat ettiği zaman ‘annemin hatırasını unutmam mümkün değil’ der, ama üç gün sonra unutur. Kur’an-ı Kerim insana ayrıca ‘acûl’ der. Yani aceleci ve zayıf olarak yaratılmıştır. Hakikaten de zayıftır. Küçücük mikrop, bademciğine yerleşir, bir hafta sesi kısık gezer… İnsan bir açıdan da çok asildir. Çünkü Allah (c.c) kendi ruhundan insana üfledi. Hayvan ve bitkilerde bu yoktur.”

“İstikbal İslam’ındır”

Geçtiğimiz günlerde umre ziyaretinden dönen Hasan Gümüş, Balkan Kültür Merkezi’nde yaptığı aylık olağan konuşmasında “İstikbalde dünyada kurulacak olan yeni medeniyet yine İslam kökenli olacaktır. Bizlerin de bu konuda üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. Bizden önce üzerlerine düşeni yapanlar oldu. Ashab-ı kiram Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te, Hayber’de yaptı. Ecdadımız İstanbul’un fethinde, Balkanların fethinde, Yemen’de ve Çanakkale’de yaptı.” dedi.

Ey İman Edenler, Allah’a Yardım Edin…

Duygular taştı, sığmadı Peygamber özlemiyle yanan kalplere… Dualar, aminler ve gözyaşlarıyla süslendi de öyle arz edildi Divan-ı Ala’ya…
     Hadis sohbetine, Peygamberimize, Hulefa-i Raşidin’e, feyz aldığımız Hocalarımıza, Van depreminde hayatlarını kaybeden kardeşlerimize, şehitlerimizin ruhuna fatihalar eşliğinde başlayan Hasan Gümüş, ilk olarak Kur’an-ı Kerim’de insanın yerine ve tarifine değinerek şunları söyledi:

Bir Alim, Bir Eylem Adamı Ve Bir Mürşid-İ Kamil

AHMET ZİYAÜDDİN-İ GÜMÜŞHANEVİ HAZRETLERİ

 (Hasan Gümüş Hocamızın Edirne Mimar Sinan Vakfı 2011 bülteninde yer alan Ahmet Ziyaüddin-i Gümüşhanevi Hazretleri ve Gümüşhanevi geleneğinin özelliklerine dair yazısını istifadenize sunuyoruz.)

Allah’ı Ve Peygamberini Ziyaret

Geçtiğimiz ay gerçekleştirdiği umre ziyareti münasebetiyle, 31 Mart 2011 Perşembe günü Balkan Kültür Merkezi’nde yaptığı aylık olağan konuşmasında konuyla ilgili duygu ve düşüncelerini anlatan Hasan Gümüş “Bizler gibi günahkarların bol bol Allah’ın evini ve Peygamber Efendimiz’i ziyaret etmesi gerekir. Gidemeyenlerin özrü, beynamaz özrüdür.” dedi. Çok sayıda dinleyicinin büyük bir ilgi ile takip ettiği programda duygulu anlar yaşandı. Program sonrasında katılanlara hurma ikram edildi.

“En Büyük Zulüm Allah’a Şirk Koşmaktır”

Allah’a şirk koşmanın en büyük günah olduğunu belirten Hasan Gümüş, “En büyük zulüm, en büyük terör, Allah’a şirk koşmaktır. Herkesi ve her şeyi yaratan Allah’ı yok sayan, O’na şirk koşan kişi, en büyük zalim, anarşist ve teröristtir” dedi. Hadis derslerine devam eden Edirne Mimar Sinan Vakfı kurucu başkanı Hasan Gümüş’ün 27 Ocak 2011 Perşembe günü Edirne Mimar Sinan Vakfı Balkan Kültür Merkezi’nde yaptığı aylık olağan konuşması yüzlerce dinleyici tarafından büyük bir ilgi ile takip edildi. Yardımlaşmanın önemini de vurgulayan Gümüş, konuşmasının sonunda Trakya Şefkateli Derneği’nin kurulduğunu müjdeleyerek herkesin yardım çalışmalarına olanca gayretiyle katılması çağrısı yaptı.

“Allah’a Namazla Sığının”

İnsanın devamlı olarak ve sadece Allah’a sığınması gerektiğini belirten Hasan Gümüş, “Allah’a sığınmanın en özgün ve orijinal şekli de namazdır” dedi. Gümüş, 28 Ekim 2010 Perşembe günü Balkan Kültür Merkezi’nde yaptığı aylık olağan konuşmasında, müslümanın hayatında namazın önemine vurgu yaparak layıkıyla kılınan namazın kişiyi kötülüklerden muhakkak alıkoyacağını kaydetti.

GÜNCEL MAKALELER

“1100 sene önce müslüman olduktan sonra Allah’ı tanımışız, Peygamberi tanımışız. Sadece biz tanımakla kalmayalım, herkes Allah’ı tanısın, müslümanlığı tanısın, Türklüğü tanısın, ezanı bilsin, ay yıldızlı bayrağımızı bilsin diye, Orta Asya’dan Orta Doğu’ya, Orta Doğu’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan Gelibolu’ya, Gelibolu’dan da Rumeli’ye ve Balkanlara gelmişiz. Ve burasını ebediyen yurt edinmişiz.”

“Rumeli Bizim Kızıl Elmamızdır”

Edirne İli Meriç İlçesi Serem Köyünde düzenlenen Rumeli’den Geliş Ve Çeltik Şenlikleri’nde konuşan Hasan Gümüş, “1100 sene önce müslüman olduktan sonra Allah’ı tanımışız, Peygamberi tanımışız. Sadece biz tanımakla kalmayalım, herkes Allah’ı tanısın, müslümanlığı tanısın, Türklüğü tanısın, ezanı bilsin, ay yıldızlı bayrağımızı bilsin diye, Orta Asya’dan Orta Doğu’ya, Orta Doğu’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan Gelibolu’ya, Gelibolu’dan da Rumeli’ye ve Balkanlara gelmişiz. Ve burasını ebediyen yurt edinmişiz.” dedi. İstanbul’da bulunan Serem Köy Yardımlaşma ve Kültür Derneği’nin bu yıl ikincisini düzenlediği program 29 Mayıs 2011 Pazar günü gerçekleştirildi. Yoğun katılımın gerçekleştiği program coşkulu ve duygulu anlara sahne oldu.

Açılıma Evet Ama…

    Son ayların en önemli gündem maddesini, değişik inanç ve kanaat kesimlerine yapılacak açılımlar oluşturuyor. Toplantılar, çalıştaylar, tartışmalar devletin en üst kademesindeki zevatın katılımıyla yoğun olarak devam ediyor.

Açık Teşekkür

       “İnşaallah bir imza daha atıyoruz” yazımı yazarken, riskli bir iş yaptığımı biliyordum. Sonuçta hiç aranmama durumu olabilirdi. Hani padişahın çocuğu hastalanmış, hekimler hastalık için süt banyosu önermiş. Padişah, havuz dolusu sütü nasıl bulurum? En iyisi ilan edeyim sevenlerim birer kova süt dökerse havuz dolar demiş. İlan ettirmiş; bu gece padişahı sevenler birer kova sütü havuza döksünler. Konu komşu birer kova dökmüşler. Dökmüşler ama nasıl olsa öbür  komşu süt dökmüştür, ben bir kova su döksem anlaşılmaz, sütün içinde kaybolur diye tüm dökenler su dökmüş. Padişah sabahleyin bakmış havuz dolu, dolu fakat sütle değil suyla dolu.

İnşallah Bir İmza Daha Atıyoruz.

       Olur mu? Olmaz mı? Diye düşünürken hamd olsun oldu. İçi nasıl dolacak? Doldurabilecek miyiz? Derken salonlarımız yetmez oldu. Kütüphane salonumuz, konferans salonumuz gelenleri almıyor. Dostlarımız geri dönmesinler diye kapalı devre tv’ler devreye girdi.

      Önce bize ummadığımız ikramları lütfeden Allahu Teala’ya hamd ediyorum. Sonra da İstanbul’dan, Kocaeli’nden, Bolu’dan, Trakya’dan, yurtdışından, yurtiçinden bize yardımcı olan herkese, Mimar Sinan Vakfı çatısı altında faaliyet gösteren platformlarda hizmet edenlere;

KÜLTÜREL MAKALELER

“Hristıyanlar nedense hep bizle kendilerini yarıştırır. Hz. İsa ile Peygamberimizi İncil’le Kur’an-ı Kerim’i yarıştırırlar. İlginçtir hep de geri kalırlar. Hz. İsa da bizim peygamberimizdir ama son peygamber Hz. Muhammed Mustafa’dır. Peygamber efendimiz diyor ki; Hz. İsa ile ben kardeşiz o 0(sıfır), ben 571 bu iki süre içerisinde hiç peygamber gelmemiştir o yüzden kardeşiz der. Hiç İncil’le Kur’an bir olur mu? Olmaz. – ve Allah atı yarattı at koştu terledi terden de kendini yarattı-(incilden) ile Elhamdulillahi rabbil a’lemin errahmanırrahim- (kur’an dan) bir olur mu? Bunlar Londra da 800 yüz İsa topladılar Müslümanlar rövanşı katar’da aldı 8.000 Muhammed’le.”

Siyer-i Nebi Okumaları Tüm Hızıyla Devam Ediyor…

Rumeli Gençlik Grubu tarafından her Pazar 15:30 ‘da düzenlenen Siyer-i Nebi okumalarının üçüncüsü geniş katılımcı eşliğinde Balkan Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.Konuşmacı Hasan GÜMÜŞ, katılımcılara hayatlarına yön verebilecek çok önemli anektod’lar ve günümüz meselelerine ışık tutan ayrıntıları aktardı.

Başkası İçin Yaşayanlar, Neredesiniz?

Her yönüyle yetişmiş insanın, evrendeki en kıymetli varlık olduğunu söylemeye gerek olmadığı kanaatindeyim.Aklı aydın, gönlü aydın, hareketleri aydın  insana, bizim kültürümüzde insan-ı kamil denir. Cenab-ı Allah’ın halife diye adlandırdığı insan, bu insandır.Aklın aydınlığı ilimledir. Ancak sadece akıl aydınlığı kişinin kamil insan olmasına yetmez. Çünkü, tıp profesörü olmuş ama paraya tapan, ilaç şirketleriyle ortaklaşa çalışan, devleti milleti zarara uğratan, operatörlük değil kasaplık yapan yüzlerce insan var. En seçkin mühendislik fakültelerini bitirmiş ama inşaatın demirini, çimentosunu çalan (eksik katan) yüzlerce insan var. İlahiyat fakültelerini bitirmiş, konferanslar, vaazlar veren, millete öğüt veren ama kendisi uygulamayan, vereceği vaaz ve konferansların pazarlığını yapan onlarca ilahiyatçı var.

“Dertliyiz. Derdimiz Mutluluğumuzdur”

Yaptıkları çalışmalarda aydınlık yolunun öncüsü Peygamber Efendimizi örnek alarak aklı, gönlü ve hareketleri aydın insanlar yetiştirmek amacında olduklarını belirten Hasan Gümüş “Kavgayla, gürültüyle, dedikoduyla, fitne ve fesatla bizim işimiz olamaz. Hem vaktimiz yoktur, hem de bize verilen ahlak ve edep buna müsait değildir” dedi. 2 Temmuz 2011 cumartesi günü gerçekleştirilen Edirne Mimar Sinan Vakfı 17. Geleneksel Mezunlar ve Gönüllüler Buluşması programına katılarak öğrencileri ve sevenleriyle bir araya gelen Hasan Gümüş katılımcılara hitap etti. Programa başta Edirne ve Trakya olmak üzere Türkiye’nin çeşitli bölgelerinin yanı sıra Batı Trakya ve Makedonya’dan  da misafirler katıldı. Yüzlerce kişinin ilgi ile takip ettiği programda duygu yüklü anlar yaşandı.

Kırklareli’de Kutlu Doğum Coşkusu

0 Nisan 2011 Pazar günü Bolu’da katıldığı konferansın ardından Kırklareli’de düzenlenen Kutlu Doğum etkinliğinde konuşan Hasan Gümüş “Peygamber Efendimizle biz etle kemik gibiyiz. O, hayatımızın bir parçası ve en önemli rengidir” dedi. Kırklareli İnsani Değerleri yaşatma Derneği (Kidyad) tarafından, 12 Nisan 2011 Salı günü Kırklareli Üniversitesi Rektörlük Kültür Merkezinde düzenlenen Kutlu Doğum programına Ak Parti Kırklareli birinci sıra milletvekili adayı Şenol Gürşan, İl Başkanı Emir Tunç, çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun ilginin olduğu program için Kültür Merkezi’ne gelen birçok kişi salonda kendine yer bulamayarak programı dışarıdan takip etmeye çalıştı. Programa katılan davetlilere Kırklareli İnsani Değerleri Yaşatma Derneği tarafından gül hediye edildi.

Safahat Okumaları

Rumeli Gençlik Grubu tarafından düzenlenen Safahat Okumaları programının ilki, 27 Mart 2011 Pazar günü Balkan Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa katılan Edirne Mimar Sinan Vakfı kurucu başkanı Hasan Gümüş, Mehmet Akif’in hayatı ve fikir dünyası üzerine değerlendirmeler yaptıktan sonra Safahat’tan bölümler okuyarak açıklamalarda bulundu. Başta orta ve yüksek öğrenim öğrencileri olmak üzere çok sayıda genç tarafından ilgiyle izlenen programın, seri halde devam edeceği belirtildi.

Tarihi Ve İnsanlığı Mayalayanlar

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Aralık ayında Hazret-i Mevlana Celaleddin-i Rumi Türkiye ve dünyanın her yerinde törenlerle anılıyor. Bu yıl 737. si gerçekleştirilen Şeb-i Arus programları kapsamında Edirne Mimar Sinan Vakfı kurucu başkanı Hasan Gümüş de, İlim Yayma Cemiyeti Edirne Şubesi’nin davetlisi olarak Yükseköğrenim Erkek Öğrenci Yurdu’nda “Hazret-i Mevlana” konulu bir konuşma yaptı. 27 Aralık 2010 günü düzenlenen program, gençler tarafından ilgi ile takip edildi.